Hermes'in verdiği sürat teknesi ile denizde hızla yol alıyordum. Artık oksijensiz ortamda da ateş yakabildiğim için sudan korkmuyordum. Kirke saolsun oksijensiz ortamda bile ateş yakmamı sağlayacak bir iksir ile gücümü arttırmıştı. Denizde hızla yol alırken sürat teknesinin göstergesinden gözümü ayırmıyordum. Bir anda göstergede "x" ile işaretli olan yeri geçtim. Etrafıma baktım hiçbir şey yoktu. Gösterge mi bozulmuştu acaba. Bunu öğrenmemim tek yolu vardı. Tekneden denize atladım ve "x" ile gösterilen yer olduğunu tahmin ettiğim yere doğru yüzmeye başladım. Hedefe doğru yüzdükçe gözümün önüne bir ada halüsilasyonu gelip duruyordu. Burayı tanrılar gizliyor olmalıydılar. Halüsilasyona doğru yüzmeye devam ettim. Adanın kıyısına geldiğimde, elimi kıyıya attım. Elim kum'a tutulmuştu. Ben elimin suya düşmesini bekliyordum fakat cidden Ogygia Adasını bulmuştum. İksiri hemen Kalipsoya teslim edip geri dönmeliydim. Her ne kadar oksijensiz ortamda ateş yakabilsem bile denizi sevmiyordum. Adaya ayak basınca hızla derinliklerine doğru koşmaya başladım. Derinlere gittikçe adadaki çiçekler, ağaçlar güzelleşiyordu. Burası gerçekten çok güzeldi. Büyülenmiş bir şekilde ortamı incelerken birinin ayak seslerini döndüm. Arkamı döndüğümde Kalipso karşımda duruyordu. "Merhaba" dedi arkadaş canlısı bir ses tonu ile. Bu kız normalde gözüme çok güzel gözükebilirdi. Hatta ona aşık olabilirdim bile fakat Claire'ı hiç kimseye değişmezdim. Kalipsoya bakarken iksiri çıkardım ve "Buyur, bunu Hermes gönderdi" dedim. Kalipso mutlulukla iksiri aldı "Yaşasın artık daha fazla çiçek ekebileceğim, teşekkürler" dedi. Şu anda çok mutlu görünüyordu. "Görüşürüz" dedim, Kalipso bu kelimeyi duyunca biraz üzülmüştü. Ona biraz daha bakarsam, ona acımaya başlayacağımı biliyordum. O yüzden koşarak kıyıya doğru ilerledim. Kıyıya yaklaşınca kendimi hemen suya attım ve hızla sürat teknesine doğru yüzdüm. O kızı aklımdan silmeliydim. O yalnız olabilirdi fakat bunu o istemişti muhtemelen. Sürat motoruna çıkınca en son hızda Kamp Plajına geri döndüm. Hermes beni orada bekliyordu "Teşekkürler Pers, bu arada hediyeni unutuyordum. Al bakalım sana benden bir küpe. Bununla çok uzakta konuşulan şeyleri bile yanında konuşuluyormuş gibi duymanı sağlar. Neyse ben artık gideyim daha çok işim var" Bunu dedikten sonra Hermens ortadan kayboldu. Ben ise yeni küpem ile kulübeme doğru yürümeye başladım.