Okulun son haftası herkes gideceği yerleri anlatıyordu.Ama ben geçen haftaki son kavgam yüzünden yine okuldan atılmıştım.Arkadaşlarıma bunu anlatmaya niyetim yoktu.Bu sebepten dolayı arkadaşlarıma çok iyi bir tatil geçireceğimi anlatıyordum.Tabi onlara yeni bir okul bulmam gerektiğinden bahsetmedim.Bu durumu sadece En iyi arkadaşım olan Frank’a anlattım.Normal bir şekilde karşılamıştı.Herhalde daha önceden okuldan atılan çok kişi görmüştü.
Haftanın son dersinde karnelerimizi alırken ben boş karneme bakıyordum.Tek beşim vardı o da Latince dersiydi.O dersi nedense çok iyi anlıyordum .Latince hocamda beni çok iyi anlıyordu.Tam dışarı çıkacakken sınıf öğretmenim Sen kal Kevin dedi.Bende yine Okuldan atılman senin suçun değil ile başlayan bir konuşma bekliyordum.Ama öyle olmadı.Öğretmenim bir anda büyüdü,büyüdü ve büyüdü.Bir anda dev halini aldı.Galiba aklımı kaçırıyordum.Bana pis pis gülerken bir anda en iyi arkadaşım Frank girdi.Herhalde hemen kaçacak diye beklerken Frank hala sınıftaydı.Bu imkansızdı.Frank sınıf öğretmeninden ölümüne korkardı.Aklımdan bunlar geçerken Frank bana bir kol saati fırlattı.Bu her zaman yanında taşıdığı bir saatti.Attıktan sonra bana bağırarak Saate Bas! dedi. Bende neden basmamı istediğini bilmeyerek saate bastım.Saat bir anda kılıç halini aldı .Frank bana Kılıcı sapla diye bağırdı.Dediğini yaptıktan sonra dev bir anda toz haline dönüştü.Ben delirdiğimi zannederken bir anda kesinlikle delirdiğimi düşündüm.Çünkü Frank’ın
altı keçiydi.
En iyi arkadaşım bir satirdi demek.Ama bu imkansızdı.Onlar sadece efsaneydi.Beni elimden yakalayarak Çabuk Koş! diye bağırdı.Bende Neler oluyor o da neydi? diye sordum.Frank bana Onun ne olduğu önemli değil asıl sen önemlisin dedi.Bende Ben Neden önemliymişim ki diye sordum.Bana sakin bir şekilde Sen bir melezsin.Yani annen veya baban tanrı dedi.Herhalde sadece ben değil o da delirmişti.Ona gülerek Oğlum sen çok film izlemişsin.Tanrı diye bir şey yoktur dedim ve etrafta bir bulut bile yokken şimşek çaktı.Frank Aslında Tanrılar var Kev ama sana bunu şimdi anlatamam.Öncelikle Melez Kampı’na gitmemiz gerek dedi.Melez Kampı mı? diye sordum.Frank evet anlamında kafasını salladı ve bir taxiyi çevirdi.Taksiye bindiğimizde Long İsland dedi.
Taxi bir süre sonra Long İsland’a geldi ve Melez Kampı’na girdik.Melez Kampı güzel bir yere benziyordu.Galiba burada çok macera yaşayacaktım.